Happy Easter !

10:05 Bahar ERGÜL 1 Comments

 
Yumurta Bayramı ya da bilinen adıyla ‘Paskalya Bayramı’ Hristiyanlar için çok eski ve önemli bir bayram. Paskalya her yıl bahar aylarında (genelde Nisan ayının ikinci pazarı) kutlanıyor. Hz. İsa’nın çektiği acıların sona erdiğini, dirilişini ve diğer tanrıların yanına yükselişini simgelemesi açısından oldukça önemli. Bu yüzden son derece görkemli kutlamalar yapılıyor. Bu arada yeniden doğuşu simgeleyen şey   –Yumurta !

(Yumurta, eski birçok inanışta da yeniden doğuşu simgeliyor nedense. Bu konuyu din bilimcilerine sormak lazım. Ben yaptığım kişisel araştırmamda bunun,  ‘her hayat bir yumurtadan doğar’ gibi bir felsefeden ortaya çıktığına ulaştım fakat detaylarına çok vakıf değilim.)

Bu bayramın tavşanı meşhur. (Tavşan birçok kültürde bereketi simgeliyor) Eğer Paskalya zamanı Avrupa’ya yolunuz düşerse her köşe başında yer alan tavşan figürlerini görürsünüz. Ben geçen yıl Paskalya zamanı Almanya’daydım ve şunu söylemeliyim ki, Avrupa’da Noel zamanlarından sonra yılın en keyifli görüntüleri Paskalya Bayramı’nda oluyor.
Her köşe başında tavşan şeklinde çikolatalar ve rengarenk yumurtalar var. Alışveriş merkezleri, çarşı pazar, küçük büyük bütün dükkanları süslemek için her yerde hummalı bir çalışma var. Ortaya çıkan devasa çikolata kuleleri bana aklımı kaybettirecekti :))

Bu arada bütün özel günlerde olduğu gibi bu konuda da acayip bir sektör gelişmiş durumda. İnsanlar çılgınlar gibi alışveriş yapıyor, bir alışveriş merkezinde dikkatimi çekmişti. Yanımdan geçen  -istisnasız herkesin alışveriş sepetinde tavşan ve yumurta şeklinde bir sürü çikolata vardı. Ben de epey tahrik olmuş ve neredeyse bir bavul çikolatayla dönmüştüm Türkiye’ye. Beni görenler dinine düşkün muhafazakar bir Katolik/Ortodoks zannetmişlerdir  –Allah affetsin.

Sayısız kilise gezmiştim Almanya’da. Tuttuğum dileklerin, yaktığım mumların dili olsa keşke… Rahmetli babaannem  ‘Hepimizin Allah’ı aynı kızım, boşver!’  derdi. Çaresizlikten mi, sığınma ihtiyacından mı yoksa insan olarak aciziyetimizin idrakında olduğumdan mı bilmiyorum, galiba bütün tanrıların kapısını çaldım.

Nerde kalmıştık?
Atlanmaması gereken önemli bir konu da şu ki, Paskalya’ dan önce 40 gün oruç tutuluyor. Fakat bu oruç bizim bildiğimiz oruçlardan değil. Et, yumurta, süt ürünleri, şarap, bitkisel ve hayvansal yağlar tüketilmiyor.

Bu bayram toplamda 3 gün sürüyor. Cuma, cumartesi ve Pazar… Pazar sabahı güneş doğmadan kilisede ayinler düzenleniyor ve daha sonra da genellikle ailelerle, eş dostla yemekler yeniliyor. Birde bunu müteakip olduğunu –tahmin ettiğim bir süreç var ki o da özenle boyanan yumurtaların saklandıkları yerlerden bulunması. Bu aşamada bir hayli eğlendiklerini söylemişlerdi arkadaşlarım. (Bu yumurtalarla yapılan aktivitelerin Pagan döneminden geldiğini okumuştum. Kilise her fırsatta Pagan Kültürünü tamamen reddettiğini belirtse de aksini gösteren bir dolu şey var)

Paskalya Bayramı bazı çevrelere göre ise aynı zamanda bahar bayramı? Bizde çeşitli terörist ve bölücü çevrelerin burnumuzdan getirdiği Nevruz’la eşdeğer mi bilmiyorum ve bu konuyu sizin yorumlarınıza bırakıyorum.

Paskalya Bayramı’nın olmazsa olmazlarından biri de; Paskalya Çörekleri ! Aslında bizim annelerimiz biliyor ve çok da güzel yapıyor bunu. Çok spesifik bir tarifi yok.  Fotoğrafına bakarken bile yemiş kadar oldum.

Afiyet olsun Hristiyan alemine!  -Amen.

1 yorum:

  1. senin gibi dinsizler ancak başka dinlerin reklamını yaparak bir yere gelmeye çalışır. Müslüman bir ülkede Müslüman bir partinin yönettiği bir ülkede yaşıyorsun. hiç mi utanmıyorsun???

    YanıtlaSil

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.