Danny Collins

15:55 Bahar ERGÜL 0 Comments

 
‘Hayatı uçlarda yaşamanın muhteşemliğini hayal ederiz de, sonuçları/bedelleri hakkında pek çoğumuzun bir fikri yoktur…’
 
Son zamanlarda izlediğim en başarılı film, başrolünü Al Paçino’nun oynadığı  ‘’Danny Collins’’.
Önce kısaca filmin künyesinden bahsetmek gerekirse,
Yazar, yapımcı ve yönetmenliğini Dan Fogelman yapmış. Bu adam çok başarılı. Hakkında küçük bir araştırma yaparsanız görürsünüz…
 
‘Bolt’ ve ‘Arabalar’ gibi animasyon filmleriyle bu alandaki çıtayı oldukça yükselten ve  ‘Çılgın Aptal Aşk’, ‘Last Vegas’  gibi  ‘sağlam’ komedi filmlerinin senaristliğini de yapmış olan Dan Fogelman'ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi ‘Danny Collins.’  Bu açıdan filmin büyük bir kilometre taşı olduğunu söyleyebiliriz.
 
Oyuncular ise;  Christopher Plummer, Jennifer Garner, Annette Bening, Josh Peck, Eric Lange, Scott Lawrence, Ron Bottitta, Linda Wang, Kyle Leatherberry ve tabi ki (artık 75 yaşında olan) Al Pacino ! 
Filmin türü için, komedi ve dram diyebiliriz. Güldürürken düşündüren cinsten.
 
Bu tarz filmler, vermek istediği mesajı daha net ve kafa karıştırmadan veriyor izleyiciye. Aksiyon filmleri gibi kırıp dökme hissi uyandırmayan, düşündürürken de yaratıcılığınıza dokunan filmleri daha çok tercih edin. Hayat yeterince sert değil mi zaten?
 
Al Paçino deyince akan sular durur benim için! Danny Collins karakteri için, Al paçino mükemmel bir seçim olmuş. Bu adamın, karakter taşıma kabiliyetine dair kurulacak bir cümle yok zaten : )
Dan Fogelman sıra dışı bir hikayeden yola çıkarak, aslında herkesi içinde bulunduğu koşullarla yüzleştirmeye çalışmış ve kararlar alırken, bedellerini de düşünmesi gerektiği gerçeği ile baş başa bırakmış.
‘Danny Collins’ filmi; sanatçıların ve paraya boğulmuş insanların hayatlarında ne olup bittiğiyle ilgili önemsenmesi gereken fikirler veriyor. Bir sanatçının inişli çıkışlı ruhu ve hayatı arasındaki çetrefilli süreçler güzel işlenmiş. Mesela girişte madde bağımlılığı ile ilgili çarpıcı sahneler var.
Dünyaca ünlü ve muazzam bir hayran kitlesi olan rock yıldızı olan Danny Collins, çılgınca bir hayat yaşamakta, dünyanın bütün nimetlerinden faydalanmaktadır. Yaptığı başarısız evliliklerle, etrafındaki sayısız kadınla, sahne ışıklarıyla, duymaya çok alışık olduğu alkışlarla ve elinden düşürmediği viski bardağıyla mutlu olmaya çalışmakta, bir yandan da tükenmişlik sendromu ile boğuşmaktadır.
Ta ki menajerinin kendisine verdiği habere kadar! John Lennon’ un 40 yıl önce kendisine yazmış olduğu mektup, Danny’ye yeni ulaşmıştır. (arka fonda başlayan ‘İmagine’ şarkısıyla film, başka bir frekansa geçiyor ve olaylar zinciri bundan sonra başlıyor)
Bu mektupta Danny Collıns’ in, yıllardır kafasını meşgul eden soruların cevabı vardır!
‘…Kendine karşı dürüst ol, müziğine karşı dürüst ol…’
Danny bu mektubu aldıktan sonra şunu düşünmeye başlar, ‘eğer bu mektubu zamanında alabilseydim, yaşamım nasıl olurdu?’
Hayatı ile ilgili yeni kararlar alarak, hatalarını telafi etmeye karar verir. Hayalini kurup yapamadığı şeyleri yapmak için son turnesini iptal eder ve bir yolculuğa çıkar. New Jersey’de bir otele yerleşir. Burada ailesiyle ve geçmişiyle yaşadığı bir takım yüzleşmeler var. (Sahneler çok duygusal)
Ben detayları anlatıp büyüyü bozmasam diyorum?
Danny Collins diyor ki; Para, insanı sadece yalnız bırakır... İlerde pişmanlık duymak istemiyorsan, sevdiklerinle birlikte olmalısın. Hayat çok kısa!
Keyifli bir yolculuğa çıkmak, bunu yaparken de kendi yaşamınızı gözden geçirmek isterseniz…
Danny Collins kesinlikle izlemeniz gereken bir film…
 
 

0 yorum:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.