Çemberler
Çemberleri seviyorum.
Keşke doğuştan birer çemberle gelseydik dünyaya. İnsanlar akıl ve ruh sağlıklarını korumakta bu kadar zorlanmaz, saygı kavramı ilişkilerimizin seviye/çizgisini belirleyen şey olmaya devam eder ve iletişim dediğimiz şey bu kadar ütopik bir konu haline gelmezdi.
Kendimi ne zaman kuşatılmış, tıkanmış ya da muhtelif bir nedenle kötü hissetsem aklıma hep çember konforu gelir.
Çünkü çember mesafedir, mesafe ise daha az beklenti, daha çok özgürlük, daha çok mutluluk...
Gözlerini kapatıp bir çember hayal et. İçine istemediğin kadarını alabilen çöp torbaları kadar geniş ve istediğin kadar genişletebileceğin türden. Kontrol sende. Sen karar ver büyüklüğüne.
Konuştuğun dili anlamayan, anlamaktan uzak olan ve anlamaya niyeti olmayan (bu en tehlikelisi), yani sana değer vermeyen, üzen/tüketen ve tüm bunları tarihsel bir sürece yayarak sistemli olarak yapan herkesi bu çemberin dışında bırak. Yani bir şekilde samimiyet sınavlarından geçememiş ve enerji kaynaklarını tükettiğine inandığın herkesi...
Listeyi geniş tut, kimsenin de gözünün yaşına bakma. İnan duygusal kararlar yük. Annen, baban, kardeşin, çocuğun, yöneticin, arkadaşın, komşun.. Orası sana kalmış artık.
Evet zor, radikal ve çok güçlü irade isteyen bir iş farkındayım. Ama şöyle düşün, insan ömrü kaç sene ki zaten? Sana değer verenlerle mi yaşlanmak istersin? Yoksa motivasyonunu sömürenlere karşı dik durmayıp insanların sana istedikleri gibi davranmalarına izin vererek mi?
Kuralı unutma; çemberin dışındakiler ile dolaylı da olsa asla temas yok. Yaklaşmıyor, yaklaştırmıyor ve uzaktan bile o tarafa bakmıyoruz. Bu önemli. Uygulanmayan kararlara gerek var mı?
Mutlu ve dingin bir hayat istiyorsan, önce kötü hissettiren insanları, onların hatıraları ve kötü giden ‘şeyler’i çıkar çemberin dışına.
Göreceksin ki iyi şeyler, kötü şeyleri kovalamadan gelmiyor. Kendi dünyanı kendin yaratmak zorundasın ve bu dünyada barındırdığın insanların sana yaşattıklarından da sen sorumlusun. Değmez mi sence?
Temizlik bitikten sonra derin bir nefes al. Bir çay koy kendine, ya da mis gibi bir kahve... Sonra güzel şeyleri bekle...
Hep geldiler, geliyorlar ve gelecekler..!
Önemli olan senin hazır olman.
Hazırlan.


0 yorum: