Yaz Dostum !

22:10 Bahar ERGÜL 0 Comments

 



Tam 16 yıl olmuş Barış Ağabey aramızdan ayrılalı..

Diş fırçalayınca 'alkış' alan çocuklardan biriydim ben de...

Barış Ağabey elimi tutup beni de çıkarmıştı o kocaman merdivenlerden mikrofona giden yola.. Güven kelimesinin karşılığıydı Barış Ağabey bir çocuk için.

Kocaman saçları, her daim gülen yüzü, işlemeli yeleği ve desenlerini bugün bile çok net hatırladığım iri yüzükleriyle asla unutamayacağım hatıralarım arasında her zaman...

Bu yüzden içimden bir şeyler kopmuştu gittiğini duyduğumda.. Eksilerek yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenişim de bu şekilde oldu.

Daha dün gibi aklımda sesi , 'amma küçükmüş, kaç yaşındaymış bu Prenses?'

'Döööööyyyyyt !'


Yıllar geçerken... Bizden geçenler ve ruhumuzu terk eden çocukluğumuz, siyah beyaz videolarda hapsolmuş gibi.. Elimi uzatsam dokunacakmışım gibi gerçek, hiç yaşanmamış gibi uzak..

 'Adam olacak çocuklar' zannettik kendimizi... Affetsin bizi... 

Öyle güzel özetlemiş ki Barış Ağabey.

Kulağımız çeke çeke söylemiş söyleyeceğini ; Yaz Dostum !



''Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi ?
Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi ?
Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için,
Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi ?

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı,
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı.

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile,
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile,
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu,
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile...

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı,
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı,

Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı ?
Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı ?
Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış,
Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı ?

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı,
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı...''


 

0 yorum:

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Blogger tarafından desteklenmektedir.